Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kriter Dergisi’ne mülakat verdi: (2)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Yedili masa, Türkiye’yi AK Parti iktidarları öncesine götürecek, yönetim krizine ve siyasi istikrarsızlığa gebe bir oluşumdur. Bunlarda birbirine benzemez partileri bir araya getiren, terör örgütünün siyasi kanadını ittifaka dahil eden derme çatma bir çıkar birlikteliği vardır.” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kriter Dergisi’ne, yaklaşan seçimler, depremlerin ardından inşa ve ihya faaliyetleri, dünya gündemindeki başlıklar ile bu başlıklara Türkiye’nin verdiği ve vereceği katkılara ilişkin mülakat verdi.

“Cumhur İttifakı ile Millet İttifakı’nın farkını nasıl ortaya koyuyorsunuz?” sorusunu Erdoğan, “Cumhur İttifakımız, sadece bir seçim ittifakı değildir. Cumhur İttifakı, Türkiye’ye yönelik iç ve dış kaynaklı hasmane girişimlere karşı milli ve ahlaki bir duruş çerçevesinde bir araya gelmiştir. İttifakımızda bu yedili masadaki gibi koltuk, makam ve kişisel ikbal pazarlıkları asla yoktur.” şeklinde yanıtladı.

Erdoğan, bakanlık ya da başkan yardımcılığı gibi paylaşım pazarlıklarının, Cumhur İttifakı’nda olmadığını vurgulayarak, “Bizdeki, Türkiye’nin istiklalini ve istikbalini her şeyin üstünde tutan bir anlayışla ve ilkeler üzerinden yürüyen bir anlayışın siyasete yansımasıdır. AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi, Büyük Birlik Partisinin birlikteliği ile bugüne kadar yol yürümüş, milletimizin güvenini kazanmış bir ittifaktır. Yerli ve milli bir duruşu merkeze alan bir ittifak olarak, Yeniden Refah Partisi ve HÜDA PAR’ın katılımı ile yolumuza devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Yedili masa, yönetim krizine ve siyasi istikrarsızlığa gebe bir oluşumdur”

Muhalefetin, Türkiye’nin önüne koyduğu modelin, ittifaktan daha çok, eski koalisyonların yeniden canlandırılması girişimi olduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

“Yedili koalisyon, makam, mevki pazarlığı yapan, bakanlıkları, devletin yönetim kademelerini pazarlıkla paylaşan bir siyaset mühendisliği girişimidir. Bu masa kumar masasıdır. Bunların masası kavganın, entrikanın eksik olmadığı bir kriz masasıdır. Yedili masa, Türkiye’yi AK Parti iktidarları öncesine götürecek, yönetim krizine ve siyasi istikrarsızlığa gebe bir oluşumdur. Bunlarda birbirine benzemez partileri bir araya getiren, terör örgütünün siyasi kanadını ittifaka dahil eden derme çatma bir çıkar birlikteliği vardır.”

“Savunma sanayiinde zihniyet devrimini gerçekleştirdik”

Erdoğan, ülkenin kalkınmasında siyasi irade, siyasi istikrar ve liderliğin rolüne ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine, iktidarları boyunca en kapsamlı demokrasi reformlarıyla sessiz devrimler gerçekleştirdiklerini, yatırım, kalkınma ile milli ve yerli projelerde devrim niteliğinde adımlar attıklarını belirtti.

Sağlık, eğitim, adalet, güvenlik, ulaştırma, turizm, enerji yatırımları ve tarımda Türkiye’ye çağ atlattıklarını kaydeden Erdoğan, “Tarihin en büyük yatırımlarını ülkemize kazandırarak devletimizin kapasitesini geliştirdik. Savunma sanayiinde zihniyet devrimini gerçekleştirdik. AK Parti’nin iktidarda olduğu yıllar bu anlamda gelecekte değerlendirilirken, adeta her alanda devrimler dönemi olarak anlatılacaktır.” ifadelerini kullandı.

“Siyasi istikrarla ülkemizin dışarda etkili ve sonuç alıcı politikalar geliştirmesi mümkün olmuştur”

Erdoğan, yatırım ve kalkınma projelerindeki başarının, demokrasinin güçlenmesi ve vesayetin gerilemesinin, uluslararası siyasette Türkiye’nin itibarının artmasının, siyasi istikrarın sürekliliği ve siyasi iradenin ortaya koyduğu mücadelenin sonucu olduğunu belirterek, “Ülke içinde siyasi istikrar sürekli hale geldiğinde ülkemizin dışarıda etkili ve sonuç alıcı politikalar geliştirmesi mümkün olmuştur. Ege ve Doğu Akdeniz’deki çıkarlarımızın savunulabilmesi, terörle etkili mücadelenin sürdürülmesi, gönül coğrafyamız başta olmak üzere mazlum ve mağdur milletlere el uzatılabilmesi içeride sağladığımız siyasi istikrarla doğrudan ilgilidir. Güçlü siyasi iradenin kararlılığı olmadan savunma sanayiindeki başarılar gerçekleştirilemezdi. Bu projeler kesintiye uğrardı.” değerlendirmesinde bulundu.

Siyasi irade ve istikrar sayesinde, 2023 hedeflerinin büyük kısmını hayata geçirdiklerine işaret eden Erdoğan, “Seçimlerin ardından da hedeflediğimiz Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu inşa etmenin mücadelesini, yine siyasi istikrarı devam ettirerek, siyasi irademizi ortaya koyarak vereceğiz. Kalkınma ve demokrasi yolundaki başarılarımızı ve çabamızı güçlendirerek devam ettireceğiz. Yeni başarılarla ülkemizin dünyadaki istikrar ve güç merkezi olma hedefini kararlılıkla sürdüreceğiz.” vurgusu yaptı.

“Kendi insan gücümüzü aşağılayan bir öz güvensizlik içindeler”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin, “AK Parti’nin projelerini değersizleştirme siyaseti” izlemesine ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine, şu yanıtı verdi:

“Bizim icraatlarımızın ulaştığı yerlere, onların hayalleri bile ulaşmaz. Onların bizim insanımızın dertleri ile dertlenme, ülkemizin muasır medeniyetler seviyesini geçme hedefi gibi bir gündemleri yok. Onlar iktidara talip olmayı, halkımıza hizmet ve icraat olarak görmek yerine, koltuk paylaşımı olarak görüyorlar. Yapmak yerine yıkmayı, geliştirmek yerine yapılanları geri döndürmek için el koymayı topluma vadediyorlar. Onlar kendine güvenmedikleri gibi bu ülkenin yetişmiş insan gücüne de ülkemizin kapasitesine de güvenmiyorlar. Yetişmiş insanlarımızın yurt dışına gitmesinin reklamını yapıyorlar. Kendi insan gücümüzü aşağılayan bir öz güvensizlik içindeler. Kendi insan kaynağımıza güvenmedikleri için dışarıdan ithal danışmanlardan akıl almayı bir vizyon olarak ortaya koyuyorlar. Bugün ülkemiz, savunma sanayiinde milli ve yerli projelerini gerçekleştirebiliyorsa bu kendi alanında yetişmiş dünya ile rekabet edebilen insan kaynağı sayesindedir.

Bugün yerli otomobilimizi, milli muharip uçağımızı, dünyaya ihraç ettiğimiz gemilerimizi, helikopterlerimizi, SİHA ve İHA’larımızı ve sanayi ürünlerimizi yetişmiş kendi insan gücümüzle, mühendislerimizle işçilerimizle yapıyoruz. Onlar büyük projelere karşı çıkarken, kalkınma ve yatırım hamlelerimizi durdurmaktan bahsederlerken, bu ülkenin AR-GE konusunda ilerlemesine, yetişmiş insan gücümüzün emeklerine, gayretlerine, gençlerimizin hayallerine de takoz koymuş oluyorlar. Şehir hastanelerine, Yavuz Sultan Selim ve Osman Gazi köprülerine, boğaz geçiş tünellerine, havaalanlarına ve otoyollara karşı çıkarken milletimizin geleceğine set olmaya çalışıyorlar.”

“AK Parti Türk siyasetine yeni bir ufuk getirmiştir”

AK Parti’nin yeni dönemde, önceliklerinin neler olacağına ilişkin soruyu yanıtlayan Erdoğan, “AK Parti, iktidara geldiği günden bu yana kendisiyle yarışan bir parti. AK Parti Türk siyasetine yeni bir ufuk getirmiştir. Bir devrim yaşatmıştır. Rakiplerimizi de zoraki de olsa görüntüde de olsa değişime zorladık. Artık CHP zihniyeti milletin inancına, değerlerine açıktan karşı çıkamıyor. Ülkemizin sessiz çoğunluğunu görmezden gelen bir siyaset izleyemiyorlar. Oy almak için vesayetçi çıkar gruplarına değil, milletin kapısına gitmek zorunda olduklarını öğrenmek zorunda kaldılar.” değerlendirmesinde bulundu.

“Türkiye Yüzyılı eşiğinde olmanın biliciyle milletimizden tekrar onay istiyoruz”

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, Türkiye’nin kazanımlarını kurumsallaştırdıklarını, tesis ettikleri özgürlük iklimiyle dışlanmış toplum kesimlerine öz güven ve cesaret kazandırdıklarını, inancı, görüşü, kökeni, meşrebi ne olursa olsun her insana birinci sınıf vatandaş olduğunu hissettirdiklerini kaydetti.

Dünyada güçlü ve itibarlı bir Türkiye inşa ettiklerini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

“Artık yeni bir dönemin eşiğindeyiz. Çıraklık, kalfalık, ustalık ve mücadele döneminden sonra şahlanış dönemine geçiyoruz. Ülkemizde altyapı yatırımlarını tamamlamış, demokrasisini güçlendirmiş, yönetim sistemini istikrara kavuşturmuş bir ülke olarak, Türkiye’yi küresel bir güç haline getirmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Ülkemizi dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri yapma hedefimize adım adım ilerliyoruz. Yatırım, hizmet, kalkınma ve reform siyasetimize hız kesmeden devam edeceğiz. İnsanlarımızın refahını, huzurunu ve güvenliğini en üst seviyeye çıkarma kararlılığıyla ve Türkiye Yüzyılı eşiğinde olmanın biliciyle milletimizden tekrar onay istiyoruz.”

“Artık sözü dinlenen, tesirli bir Türkiye var”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dış politika ve savunma sanayiindeki planlara ilişkin soruya, “Dış politikada bütüncül bir planlama yaparak hareket ediyoruz. İktidara geldiğimizden bu yana Türkiye’nin uluslararası konumunu güçlendirdik, dış politikada çok boyutlu bir yaklaşım benimsedik ve ülkemizi küresel bir lige çıkardık. Artık sözü dinlenen, tesirli bir Türkiye var.” cevabını verdi.

Hem ülke içinde istikrarı sağladıklarını hem de bölge ve dünya genelinde istikrar sağlayıcı güç haline geldiklerinin altını çizen Erdoğan, güçlü, tesirli, insancıl dış politikayla uluslararası barış ve istikrara katkı sunduklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde içeriden ve dışarıdan gelen dayatmalara kulak asmadıklarını ve kendi özgün yollarını oluşturduklarını belirterek, “Bu sayede hem savaşın neden olduğu olumsuzluklardan kendimizi koruduk hem de tahıl koridorundan esir değişimlerine savaşın kritik aşamalarında aldığımız inisiyatifler başarılı oldu. Böylece Türkiye bugün Rusya-Ukrayna savaşında barış çabalarıyla adından en çok söz ettiren ülke oldu.” değerlendirmesini yaptı.

“Bölgemizde yürüttüğümüz normalleşme adımlarını pekiştirmemiz lazım”

Karşılarında yeni bir dönem olduğuna, uluslararası sistemin dönüştüğüne işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bu dönüşüme hem hazırlıklı olmamız hem de öncülük etmemiz gerekiyor. Sistemin işlemediğini çok kez söyledik. Reforma ihtiyaç var. Öncelikli olarak bu reformu hayata geçirmeliyiz. Buna çok hazırlandık. Yeni dönemde tekliflerimizi çok daha somut olarak uluslararası platformlarda dile getireceğiz. Dış politikamızı bütüncül bir şekilde ele alarak güvenlik, savunma, enerji, ulaştırma ve turizm gibi alanlardaki politikalarımızla entegre hale getiriyoruz. Bu noktada savunma sanayiimizi ve milli teknoloji kapasitemizi en üst seviyeye çıkararak bu alanda rekabetçi gücümüzü artıracağız, refah seviyemizi geliştireceğiz. Bölgemizde bir normalleşme sürecindeyiz. Bunu önemsiyorum. Bölge yorucu bir dönemden geçti. Huzura, istikrara ve güvenliğe ihtiyacımız var. Sorunlarımız ortak, çözümlerimiz de ortak olmalı. Bu nedenle bölgemizde yürüttüğümüz normalleşme adımlarını pekiştirmemiz lazım. İyi bir noktadayız. Daha da iyi bir noktaya ulaşarak bu bölgede sürdürülebilir bir düzen tesis etmemiz lazım.”

“Bölgemizde barışa, istikrara katkı verecek her türlü adımı destekledik”

Erdoğan, Fransa’daki protestolar, ABD-Çin arasındaki gerginlikler ile İran-Suudi Arabistan yakınlaşmasının hatırlatılması ve dış politikadaki gelişmelere ilişkin yorumlarının sorulması üzerine, şöyle devam etti:

“Uluslararası siyaset çok hareketli, birçok belirsizlik var. Yaşadığımız salgın, belirsizlikleri artırdı. Sonrasında Rusya-Ukrayna savaşı ile uluslararası sistemdeki değişim ve dönüşüm tartışmaları yeniden alevlendi. Küresel ölçekli yaşanan rekabet de sistemi artık daha fazla etkilemeye başladı. Ekonomik, siyasi ve askeri gelişmeler birbiriyle iç içe geçmiş durumda. Çin-ABD arasındaki gerginliğin kimseye faydası olmadığını düşünüyoruz. Yeni bir soğuk savaşın hiç kimseye faydası yok. Zira karşımızda tek başına mücadele ederek başarılı olamayacağımız sorunlar var. İklim değişimi örneğin en önemli meydan okumalardan biri. Ortak hareket edilmesi gereken bir alan. Terörizm yine aynı şekilde ortak hareket ederek üstesinden gelebileceğimiz bir sorun. Birleşmiş Milletler reforme edilmeli ve iyi bir küresel yönetişim mimarisi oluşturulmalı. Bütün bu acil sorunlar varken, ABD-Çin arasındaki siyasi ve askeri gerilimler, istikrarı bozucu bir etki yapıyor. Hatta bu tür adımların öncüsü olduk. İran da Suudi Arabistan da dost gördüğümüz ülkeler arasında yer alıyor. İki ülkenin böylesi bir müzakere süreciyle ilişkilerini normalleştirmesinin, Orta Doğu’daki devam eden normalleşme sürecine de olumlu katkı sunacağını düşünüyoruz.”

“Hedefimiz Türkiye’nin küresel aktörlüğünü daha da pekiştirmek”

Yeni dönemde dış politikada, Türkiye eksenini tahkim etmeyi hedeflediklerini vurgulayan Erdoğan, “Türkiye ekseni Türkiye Yüzyılı’nda dış politikamıza rehberlik edecek. Hedefimiz Türkiye’nin küresel aktörlüğünü daha da pekiştirmek. ‘Önce insan’ diyoruz her zaman. Dış politikamızda insani diplomasiyi öne alan bir yaklaşım sergiliyoruz. Kendi insanımızı, soydaşlarımızı, gönül coğrafyalarımızdaki kardeşlerimizi ve mazlumları merkeze alan bir insani diplomasi anlayışına sahibiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulusal çıkarlardan ödün vermeden ulusal güvenliğe yönelik her türlü tehditle mücadele etme konusunda kararlı olduklarının, bu konuda taviz vermeyeceklerinin altını çizdi.

Suriye’de terörü sona erdirene kadar mücadele etmeyi sürdüreceklerini bildiren Erdoğan, “Aynı zamanda çözüm perspektifinden de uzaklaşmayacağız. Siyasi çözüm, terörle mücadele ve sığınmacıların geri dönüşü hususlarını hep birlikte ele almak gerekiyor. Yeni dönemde, bu konuda çok daha önemli adımlar atacağız.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, savunma sanayi ile ilgili soruya, Türkiye Yüzyılı’nın en önemli sütunlarından birinin teknolojik ve endüstriyel bağımsızlığın tam olarak sağlanması olduğunu belirtti. Bunu başardıklarında Türkiye’nin ilk 10 ekonominin içine girmesinin daha kolay olacağının altını çizen Erdoğan, önceliklerinden birinin, teknolojik AR-GE faaliyetlerine desteği maksimum seviyeye çıkararak, devlet ile özel sektör arasındaki işbirliği imkanlarını en üst seviyeye yükseltmek olduğuna işaret etti.

“Türkiye teknolojik bir güce dönüşecek, Türkiye Yüzyılı’nda”

Erdoğan, böylece bu alanda hem yeni teknoloji araştırmalarına olanak sağlayacaklarını hem de gençlere yeni istihdam alanları oluşturacaklarını, bu bakımdan savunma sanayiini çok dinamik biçimde ele aldıklarını ifade etti.

Milli muharip uçağın üretilmesinin devam ettiğine işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

“İnşallah çok yakın bir zamanda bu konuda daha büyük adımlar atacağız. İnsansız platformlarda geldiğimiz yer belli. Bugün Türkiye bu konuda rüştünü ispatladı. Dünya bizi konuşuyor. Ama gelin görün ki bu konuda bizim muhalefetin söyledikleri ortada. Bunlar geçmişte yaptıkları gibi var olan projeleri durdurmak, önüne takoz koymak istiyorlar. Savunma sanayiinde ihracat rakamlarımız da son yıllarda yükseldi. 4,3 milyar doları geçtik. Önümüzdeki yıllarda bu rakam çok daha yukarı çıkacak ve Türkiye, küresel savunma pazarında çok önemli bir oyuncu haline gelecek. Önce 10 milyar dolar, sonra da 50 milyar dolar ihracata ulaşacağız. Ordumuzu stratejik caydırıcılığa haiz bir noktaya getireceğiz. Türkiye teknolojik bir güce dönüşecek Türkiye Yüzyılı’nda.”

(Bitti)

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*